|
ABD’li gazeteci Streit"in
gözünden 1920"lerin Türkiyesi

ANKARA SOKAKLARINDA MİSKET
OYNAYAN ÇOCUKLAR: “Sanırım tüm
dünyada çocuklar üç aşağı beş
yukarı aynı. Sıcak günlerde
küçük Türk kız ve oğlanların
Ankara sokaklarında birlikte ip
atladığını gördüm. Camdan
bilyeleri yoktu, hatta kilden
yapılma bilyeleri bile yoktu.
Onun yerini tutan koyunun aşık
kemiklerini kulanıyorlardı.”

MUSTAFA KEMAL PAŞA ANKARA'DAKİ
BİRLİKLERİ TEFTİŞ EDERKEN Streit
bu fotoğrafın arkasına şöyle
yazmıştır: “Angora birlik
teftişi, Mustafa Kemal Paşa
selam verirken”

ANKARA'DAKİ BOLŞEVİK
BÜYÜKELÇİLİĞİ PERSONELİ Streit,
Türk bir fotoğrafçıdan satın
aldığı fotoğrafın arkasına
“Angora Bolşevik Büyükelçiliği'
başlığı altında oldukça kapsamlı
notlar almış. Notunda
fotoğraftaki insanların
özelliklerini anlatmış.

MUSTAFA KEMAL BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ'NE SESLENİYOR 1 Mart
1921 (Fotoğraf: Esad Nedim,
Mustafa Kemal Paşa'nın
Fotoğrafçısı) C. S. Streit o
güne dair izlenimlerini şöyle
anlatmış: “Konuşmasını
dinlediğim gün kürsüye kalabalık
sıra aralarından tek başına
varmıştı. Alkış dindiğinde
–genelde Meclis'te az alkış
olur- hazırladığı uzun konuşmayı
okudu. Yankılı sesi ve
etkileyici kişiliği sunumunu
etkin kılıyordu. Meclis onu
büyük dikkatle dinliyordu. Hem
kamuda hem özelde ağır, ölçülü
bir tonda konuşuyordu. Bu da
söylediklerine tuhaf bir güç
katıyordu.”

CERİTMÜMİNLİ KÖYÜNDE ÇOCUKLAR
TÜRKİYE / 1920 -1921. C. K.
Streit: “İmanı kuvvetli anlamına
gelen Ceritmüminli, seksen
aileden oluşuyordu. Türk
köylerindeki refah seviyesiyle
kıyaslanınca görece iyi
durumdaydı. Ve bu köyde misafir
evi vardı. ”

ESKİŞEHİR'DEKİ KADIN İLKOKUL
ÖĞRETMENLERİ C. S. Streit'in
Eskişehir'de ziyarete gittiği
bir ilkokula dair görüşleri
şöyle: “Hem erkek hem kadın
öğretmenler okullarını
geliştirme konusundaki samimiyet
ve çabalarıyla beni çok
etkiledi. Mütevazıydılar ve
okulları olması gerektiği kadar
iyi olmadığı için özür
dilediler. (...) Lise
müdiresinin bana iletmem için
verdiği mesajla daha iyi
anlatabilirim: 'Lütfen
Amerika’daki kızkardeşlerimize,
ülkemize medeniyet ve ilerleme
getirme konusunda elimizden
gelenin en iyisini yaptığımızı
söyleyin'”

ESKİŞEHİR'DE VALS YAPAN TÜRK
İLKOKUL ÇOCUKLARI C. S.
Streit'in Eskişehir'de ziyaret
ettiği bir ilkokuldan
izlenimleri şöyle: “Türk
İlkokulunda duyulanlar: -
Kavalyem nerede? - Burdayım,
hanımım Ziyaret ettiğim okullar
arasında en ilginçleri
ilkokullardı. Türk kız ve erkek
çocukların yan yana oturduğunu
gördüm. Okulların birinde beş
kız, beş erkek oldukça zor bir
dans sergilediler ve hep birden
şarkı söylediler. Hem adımlar
hem de müzik Avrupalıydı ve dans
erkeklerle kızların çift olup
vals yapmasıyla sona erdi. Ve
valsın oldukça iyi olduğunu
ekleyebilirim.”

FEVZİ [ÇAKMAK] PAŞA VE MUSTAFA
KEMAL PAŞA, ANKARA HARBİYE
OKULU'NDAKİ İLK MEZUNİYET TÖRENİ
C. K. Streit fotoğrafın arkasına
şöyle yazmış: Kabine başkanı ve
Milli Savunma Vekili Fevzi Paşa
(tabelanın tam arkasındaki),
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal Paşa (sağındaki):
ilk diploma töreni talimleri,
Ankara'da kurulmuş ilk Türk
Harbiye okulu. Harbiyeliler
solda

KURMAY ALBAY HÜSEYİN HÜSNÜ EMİR
6 EKİM 1923'TE BİRLİKLERİ GALATA
KÖPRÜSÜ'NDEN GEÇİRİYOR C. K.
Streit'in 22 Kasım 1923’te
Public Ledger’de yayımlanan bir
haberinde resim şu başlıkla yer
aldı: “Mustafa Kemal Paşa:
Arınmış mükemmeliyet, Alt
başlık: '1453 Tarihini
Tekrarlamak,Türkler
Konstantinopolis'e yeniden
giriyor. İtilaf kuvvetleri
tarafından şehrin boşaltılması
üzerine Albay Hussein Husni Emir
Bey Çelik Alay'ı Galata
Köprüsü’nden geçiriyor.'”

İSTANBULLULAR GALATA KÖPRÜSÜ'NDE
MİLLİYETÇİ KUVVETLERİ KARŞILIYOR
(6 Ekim 1923) C. K. Streit
fotoğrafı şöyle etiketlemiş:
“Bayanlar önden! Türk kızları
Galata Köprüsü’nü geçen
birliklere alkış tutuyor, 6
Ekim”

KÖY EVİNİN ÖNÜNDE HALİDE EDİB
HANIM Bu fotoğraf Halide Edib
tarafından C. K. Streit'e hediye
edilmiştir: “Ankara'dan birkaç
mil uzaklıktaki bir köyde
(Kalaba) güneşte kurumuş
kerpiçten küçük bir evde oldukça
sade bir hayat sürüyor. Bir kaç
kez onunla orada çay içme ve
yemek yeme zevkini tattım.
Salonunda birkaç Milliyetçi
liderle tanıştım.(...) Batı da
dahi erkek işi denilebilecek
işleri yapıyor olmasına rağmen
Halide Hanım’da erkeksi hiçbir
şey yok. (...) Entelektüel
açıdan Batılı kadınlar arasında
da yüksek bir seviyede olurdu.
Bugün önde gelen Türk
romancılarından biridir.
Hünerlerine ek olarak, kesin bir
nişancı ve uzman bir binicidir.”

ANKARA / 1920 – 1921 C. K.
Streit: (Streit bu fotoğrafın
arkasına sadece 'Angora' yazmış.
Şehrin Ulus semtinde çekilmiş
gibi görünüyor. Çünkü arka
plandaki cami Hacı Bayram
Camii'dir)

HAMLET PERFORMANSINI TANITAN
AFİŞ C. K. Streit afişle ilgili
şunları söylüyor:
“Türkiye’deyken onca süprizlerle
karşılaştım ama o gece Anadolu
Tiyatro Grubu’nun 'abidevi sanat
eseri' 'dünyanın en meşhur
trajedisi' ‘Hamlet’i
sergileyeceğini bildiren
afişlerle karşılaşmam oldu.
Afişlerden biri dramadaki bir
sahneyi gösteren büyük bir
resimle süslenmişti.”

HAVZA'DA ANAYOL Streit ve ekibi
Merzifon'a Havza kasabası
üzerinden gitti. Yazdıklarından
anlatmasa da bir fotoğrafı var.
Sadece 'Havza' diye başlık
atmış.

ATLI SÜVARİLER

TEĞMEN ‘KARA’ FATMA HANIM
(fotoğrafın sağında) VE
BİRLİKLERİ 1923’TE İSTANBUL’A
GİRİYOR Streit bu fotoğrafın
arkasına şöyle yazmış: “Tğm.
Fatma Hanoum, Türk-Yunan savaşı
sırasında cephede bir kadınlar
bölüğünün başında savaşırken
kazandığı madalyalarıyla.”
Streit, onun ‘’kadınlar
bölüğü’’ne komuta ettiğini
söylerken hata yapıyor,
erkeklerden oluşan bir birliğin,
muhtemelen fotoğrafta sağında
duranların başındaydı.

KARDA YALINAYAK SU TAŞIYAN
KIZLAR C. K. Streit köyle ilgili
izlenimlerini şöyle anlatmış:
“Sekili'de kalan köylüler
yoksulluk içerisinde ve yırtık
pırtık giysilerle yaşıyorlardı.
İki kızın nehirden su taşırken
karda yalınayak yürüdüğünü
gördüm. İçlerinden biri resmini
çekmeye çalıştığımda korktu ve
hıçkıra hıçkıra ağlamaya
başladı.” [Sekili köyü Yozgat
vilayetinin Yerköy kazasındadır]

MUSTAFA KEMAL PAŞA EVİNDEKİ
OFİSİNDE

NEAR EAST RELIEF'İN MERZİFON'A
GİDEN “REO” KAMYONETİ C. K.
Streit'in Merzifon yolculuğuna
ilişkin söyledikleri şöyle: “Hız
göstergesi saate 2 mil
ilerlediğimizi gösterecek kadar
küstahtı. Gecenin dördünde iki
saat kar kürekleyip arabayı
ittik. Bizi pek hoş şeyler
beklemiyordu, çünkü ateş yakacak
odun da benzin de yoktu. Fakat
yaratıcılığımız ve gücümüz
tükenme noktasına geldiğinde
arabayı kar yığınından
çıkardık.”

MİLLİYETÇİ BİRLİKLER
ESKİŞEHİR'DE C. K. Streit'in
Eskişehir ziyaretine ilişkin
izlenimleri şöyle: “Yol üstünde
bir istasyonda (Eskişehir) Türk
Ordusunun savaşan bir kurum
olarak bu kadar iyi olmasının
sebebini daha iyi anladığım bir
örnekle karşılaştım. Kasabadaki
bir Türk subayı trenimizi bir
başka görev için terk ediyordu.
Erler ona veda etmek için
çevresinde toplanmıştı. Her
biri, subayın elini ilk önce
çenelerine, sonra alınlarına
değdirerek, Türk usulu selamladı
ve sonra elini sıkıp öptüler.
Tren kalktığında bazılarının
gözlerinde yaş vardı. Türk
subayları ve askerleri arasında
başka güzel hissiyat örneklerine
de raslamıştım ama bu duygu
seliyle hiçbiri yarışamazdı.”

MUSTAFA KEMAL PAŞA ESKİŞEHİR
YAKININDAKİ CEPHEYİ ZİYARET
EDİYOR ŞUBAT 1921 [Sağında
Binbaşı Salih (Bozok) ile] C.K.
Streit fotoğrafın arkasına şöyle
yazmış: Mustafa Kemal Paşa ve
ateşeleri Eskişehir'de bir
teftiş gezisi sırasında (Şubat)
Fotoğraf Mustafa Kemal Paşa'nın
resmi fotoğrafçısı Esad Nedim'e
ait.

MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN GÖZLÜKLÜ
NADİR BİR FOTOĞRAFI Streit’in
kaleminden: “Onu gözlükleriyle
ve kalpaksız görün profesöre
benzer bir edası var. Yüzünde
idealist (hayalperest) bir şey
var, özellikle gözlerinde, ama
hayallerini gerçekleştiren bir
hayalpereste ait.”

ANKARA'DA SOKAKTAN BİR MANZARA
ANKARA / 1920 -1921... C. K.
Streit: “Beni en çok etkileyen
şeylerden biri de konuştuğum
Türkler'in çoğunun gösterdiği
bırakın mütevazıyı alcakgönüllü
ruh haliydi. Benden istedikleri
tek şey gördüklerimi olduğu gibi
rapor etmem oldu.”

MUSTAFA KEMAL PAŞA KENDİ OTURMA
ODASINDA (3 MART 1921) C. K.
Streit'in kaleminden: “Beni
kabul ettiği calışma odası
resimler, fotograflar, kitaplar,
sanat objeleri ve mobilya ile
zevkle döşenmişti. İnsanın
herhangi bir üst sınıf Batılı
evinde rastlamayı bekleyeceği
bir oda. (...) Mustafa Kemal
Paşa ile mülakat yaparken
ellerinin bilinçsizce kehribar
bir tespihle oynadığını fark
ettim.”

SAMSUN'DAN ÇORUM'A GİDERKEN
DEVE, BEYGİR VE EŞEK KAFİLELERİ

C. K. Streit yolculuğu şöyle
anlatıyor: 'Samsun’dan Çorum'a
giden yolda Doruk Han’da deve
sürücülerinden birine seyahatin
güvenli olup olmadığını
sormuştum: “Birkaç ay evvel bu
yolda seyahat edemezdiniz”dedi,
“ama artık babamız Mustafa Kemal
Paşa sağolsun eşkiya tehlikesi
yok. Allah ona uzun ömür versin”
dedi.

STREİT'İN SUSUZ LOKOMOTİFİ
İÇECEK MOLASI VERİRKEN
Fotoğrafın arkasına
“Lokomotifimiz içkisini
yudumluyor” yazan C. K. Streit
'mola'yı şöyle anlatmış:
“Türkler'in Ankara'dan Sivas'a
döşediği dar hatlı demir yolunun
mevcut son noktası olan
Yahşihan'dan Ankara'ya yola
çıktık. Rüzgarı azaltması için
bavulumuzu yulaf yığınının
tepesine yerleştirdik ve
arkasına uzanarak seyahat ettik.
O gün birçok hadise oldu. Küçük
lokomotif su borularında bir
sorun vardı. Hareket etmeden
önce buhar kazanının elden ele
kova taşınarak doldurulması
gerekti. Bu lokomotife ancak
susuz denilebilir. Geçtiğimiz
her akarsu ve sulama arıkının
yanında durup hortum çekerek
lokomortifin susuzluğnu giderdik

TİPİK ANADOLU DÜKKANLARI C. K.
Streit'in kaleminden: “Madan'da
[Maden] öğle yemeği için mola
verdik ve bir Rum restoranında
yemek yedik. Bir sokağa çoğu
Ermeni olan demirciler ve
bakırcılar dizilmişti, arada
Türk zanatkarlarının dükkanları
da bulunmaktaydı. Türkiye'deki
mağaza ve dükkanlar üç aşağı beş
yukarı birbirine benziyor - bir
taraf tamemen açık ve sokağa
bakan tek küçük bir oda.”

6 EKİM 1923'TE “GRAND RUE DE
PERA” C.K. Streit fotoğrafın
arkasına şöyle yazmış: “Türk
birliklerinin İstanbul'a
girmesinin şerefine Türk Zafer
Takı”

SAMSUN'DA RUM, ERMENİ VE TÜRK
KADIN TÜTÜN İŞÇİLERİ 1920-1921,
C. K. Streit: “Samsun’dan
ayrılmadan önce Rum, Ermeni,
Türk kadın ve çocuklarının yan
yana çalıştığı Regie [tütün]
fabrikasını ziyaret ettim. [Rum
fabrikası idi] Türk kadınları
savaşın çıkmasından itibaren
evlerinden dışarıda yeni
çalışmaya başlamıştı -bu da
kadınların tecrit edilmesinin
sona ermeye başladığının bir
diğer göstergesidir.

STREIT’İN YAYLISINI TAMİR İÇİN
ÇALIŞMALAR DEVAM EDERKEN Streit
bu fotoğraf arkasına şöyle
yazmış: “Tuz Çölü’nde bir kaza –
arabam ‘yaylı’ buzlu akarsuda
takıldı, dingil kırıldı.”

KÖY DÜĞÜNÜNDE MÜZİSYENLER VE
HALK OYUNU OYNAYANLAR

TÜRKİYE / 1920-1921... C. K.
Streit: “Dinar'a gelmeden evvel
bir düğün için hazırlıkların
yapıldığı küçük bir köy
kasabasında durduk. Vardığımızda
bir grup köylü bir bayrak,
davullar ve zurnalarla
(enstrümanlar el yapımıydı) köye
giderken, düğün ateşini
hazırlamak üzere çalı taşıyan
bir öküz arabasına eşlik
ediyordu. Yük, bayrakla
donatılmış bir evin kapısında
boşaltıldı. Düğün bu evde
olacaktı.

Streit, milliyetçi birlikler
içerisinde çocuk askerlerle
görüştüğünü anlatırken onların
etkisinde kaldığını gizlemiyor.
Streit çocuk askerler için
şunları söylüyor: "Kendilerini
çok ciddiye alıyor ve adam
havası taşıyorlardı. Ve sadece
çocuk değillerdi: Birçok
yetişkinin yaşamamış olduğu
deneyimler onları
olgunlaştırmıştı. Ufaklıklar
hayatı görmüş ama hayat onları
yozlaştırmamış. Bazı yönlerden
yetişkin erkekler ama
kalplerinde hala çocuklar."

Asker çocuk Tevfik: "Üç tabancam
vardı, biri Fransız, biri Yunan,
biri de Bulgar yapımı.Bulgar
karabinamı Paşa'ya (Mustafa
Kemal) verdim. (...) Eğer onu
kemerine takarsa ve yanına elli
fişek alırsa otomobilinde
giderken kendini koruyabilir."

Asker çocuk Cemal: "Bana Türk
düzenli birliklerinden bir
subayın yazdığı ve karşılaşacağı
herkese onu öven bir mektup
gösterdi: 'Yaşı küçük olsa da
erkek gibi savaşmıştır ve
hemşehrilerinin takdirini hak
etmiştir. Bir kez başından, bir
kez de sol kalçasından olmak
üzere iki kez yaralanmıştır'

Türkiye'nin görülmemiş
fotoğrafları |